Zihni Uyandırmak: Morning Pages Nedir?

Yaşam | 142 Görüntülenme | 8 Dakika Okuma | 11 Nis 2021
Nüans Google Haberler Abone Ol

En son ne zaman üzerine çok kafa yormadan, anlamlı bir ürün ortaya koymaya çalışmadan, teslim tarihini düşünmeden yazı yazdığınızı hatırlıyor musunuz? Günlük hayatta sık sık bir ödev ya da görev için, belli formatlarda yazılar yazmak zorunda kalıyoruz. Bu, bir essay ya da araştırma raporu olabileceği gibi, iş arkadaşınıza ya da üniversitedeki danışmanınıza attığınız bir e-posta da olabilir. Ayrıca bu yazıların, öyle alelade yazılmaması gerektiği, gönderilen kişiye ya da paylaşılan bağlama göre özen gerektirdiği üstüne basa basa vurgulanır. Peki düzeltmeler yapmaya, kulağa havalı gelmeye çabalamadan, gramatiksel ve anlamsal olarak doğru olmasını umursamadan yazmak nasıl olurdu?

The Artist’s Way (Sanatçının Yolu) kitabının yazarı Julia Cameron, zihnin kapasitesini artırmaya yardımcı olabilecek bir egzersizden bahsediyor. Cameron, ‘’Morning Pages’’ adını verdiği bu bilinç akışı yazım tekniğini ise kısaca şöyle tanımlıyor: ‘Her sabah, başka bir işe girişmeden önce zihinden geçen HER düşüncenin, A4 boyutlarında 3 defter sayfası boyunca ve el yazısıyla kaleme alınması, ‘’

Güne başlamadan önceki ilk uğraşınızın yazı yazmak olması fikri kulağa nasıl geliyor? Nasıl ya da hangi formatta yazmanız gerektiği hakkında düşünmeden, aklınıza gelen herhangi bir şeyi sadece defterinize yazmak… Amy Landino’ nun da dediği gibi ‘’ Ne yazmanız gerektiği hakkında düşünmeden, sadece ne düşündüğünüz hakkında yazmak’’

‘’Don’t think about writing, write what you’re thinking’’

– Amy Landino

Morning pages için ihtiyacınız olan tek şey bir defter ve tükenmez kalem. Tükenmez kalem çünkü bu pratikte silgi kullanmaya, düzeltmeler yapmaya, ‘’Başkaları okursa hakkımda ne düşünür?’’ endişelerine gerek yok. Tüm yapmanız gereken, her sabah uyanır uyanmaz, yüzünüzü yıkayıp belki çayınızı ya da kahvenizi aldıktan sonra defterinizin başına geçmek ve yazmaya başlamak. El yazınızla yazmanız dışında başka bir kuralı da yok. Peki sabahın bu saatinde aklımda yazmaya değer ne olabilir mi diyorsunuz? O an aklınızdan geçen düşünceleri, bir gün önce yaşadığınız komik ya da acı bir deneyimi, gün içinde yapmanız gereken işleri ya da sizi endişelendiren şeyleri yazarak başlayabilirsiniz. Belki iyi bir uyku uyuyamadınız ve bundan bahsetmek istiyorsunuz ya da gördüğünüz bir rüyanın tüm detaylarından… Yazacak hiçbir şey gelmiyorsa aklınıza, gerekiyorsa 3 sayfa boyunca ‘’ Aklıma yazacak hiçbir şey gelmiyor, neden bu aptal günlüğü yazıyorum? ’’ yazmakta da özgürsünüz. Bu kısımda yazmaya devam etmenizi tavsiye ediyorum, çünkü yazmaya devam ederseniz söyleyecek çok şey bulabilirsiniz; çoğu zaman aklımızda olup biteni fark etmek zaman alabilir.

Düşündüklerinizi yargılamadan, ifade ediş biçiminizi gözden geçirmeden ya da yazdıklarınızın nasıl göründüğü hakkında endişelenmeden sadece aklınızdan gelip geçenleri gözlemlemeyi deneyebilir misiniz? Anlamlı bir cümle haline getirmeye çalışmadan hatta okunaklı olmasına bile aldırmadan içinizden geldiği gibi yazmak… Unutmayın ki, düşünceleriniz size ait ve kimse onları okumayacak. Hatta, Cameron ilk 8 hafta boyunca Morning Pages egzersizinde yazılanların açıp okunmaması gerektiğini söylüyor. Çünkü zihin yargılamaya müsait ve tekrar dönüp okunduğunda yazma alışkanlığını kazanma süreciniz bu yargılardan etkilenebilir.
Bunun yanı sıra, bu egzersizi 3 sayfa ile sınırlı tutmak ve olduğu kadar çabuk yazıp bitirmek tavsiye ediliyor. Çünkü yazma eylemi daha uzun sürdüğünde yazılanlar hakkında analiz başlıyor. Ayrıca 3 sayfadan uzun yazmanın ise ruminasyona (tekrarlayıcı bir şekilde düşüncelerin zihinde dönüp durması) sebep olabileceği düşünülüyor.

Peki nedir Morning Pages egzersizinin faydaları?

Yazarın ve birçok insanın deneyimine göre her sabah uyandıktan sonra, zihnimizdeki düşünceleri yazma eyleminin -küçük ve gereksiz görülenler dahi- birçok faydası var.

1. Daha temiz bir zihin

İlk olarak, güne arınmış bir zihinle başlamanıza yardımcı oluyor. Düşüncelerin serbest  çağrışım yöntemi* (düşünme eyleminin olduğu gibi aktarılması) ile yazıya aktarılması, gece boyunca aktif kalan zihnin yükünü hafifletiyor ve hafızanızda yeni boşluklara alan yaratıyor. Psikanalitik terapilerde de kullanılan bu yöntemi Freud ‘’kişinin özü ve dünyası ile ilgili kavramları aynalamak’’ olarak tanımlıyor.

2. İçinizdeki yaratıcılığın ve üretkenliğin keşfi

Zihinde yaratılan boşluk hali ile, gün içinde dikkatinizi vermeniz gereken yerleri keşfedebilir ve yaratıcılığınızı bu alanlarda kullanabilirsiniz. Hali hazırda güne arınmış ve odaklanmış bir zihin ile başlamak, üretkenliğinizin artmasına da yardımcı olacaktır. Çünkü gün içinde dikkatinizi dağıtma ihtimali olan düşüncelerinizi, sizi derinden etkileyen rüyayı, gelecek planlarınızı uyanır uyanmaz çoktan gözden geçirmiş ve bir sonraki sabaha kadar rafa kaldırmışsınızdır.

3. Duygusal farkındalık

Bu pratiğin her gün sürdürülmesiyle, bilinçli farkındalık alışkanlığı kazanarak deneyimlediğiniz duyguların bilgisine sahip olabilirsiniz. O gün yalnız mı hissediyorsun yoksa korkmuş mu? Kızgın mısın hayata karşı ya da sevgi dolu mu? 

Bütün korku ve endişelerin görülmeye ihtiyacı vardır. Gün içinde akıl daha ‘önemli’ işleri yapmakla meşgul olduğu için, duygulara hayat bulmaları için yeteri kadar alan sağlanamayabilir. Sağlıklı bir biçimde ifade edilemeyen duygular ise kendilerini fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar olarak gösterirler. Morning Pages egzersizi aracılığıyla, bütün duygularınıza var olmaları ve geçip gitmeleri için izin vermiş olursunuz. Aslında kaçtığınız, görmekten hoşlanmadığınız karanlık köşelerinizi fark etmek, en sonunda size iyi gelecektir.

 4. Özdüşünüme yardımcı olması

Son olarak, sabahları kendinize ayırdığınız 15 dakikalık bu süre zarfında, zihinsel süreçlerinize, duygularınıza kısa bir bakış atmanız, öz şefkat ve olumlu benlik geliştirmenize de katkıda bulunabilir. Özdüşünüm, kendi üzerine düşünme (term. self reflection),  öz farkındalığınızı artırmanın bir parçası olarak düşünmek, incelemek ve kendinizi gözden geçirmek için zaman ayırmak anlamına gelir. Dünyanın en başarılı liderlerinin özelliklerinin incelendiği bir araştırmada, bu liderlerin de gün içinde Morning Pages egzersizine benzer bir şekilde  özdüşünüme başvurdukları görülmüştür. Bu liderlerin başarıları; mevcut beceri seviyeleri, güçlü ve zayıf yönleri, davranış kalıpları ve başkalarını nasıl etkilemeye çalıştıkları hakkında sık sık analiz yaparak zayıf yönlerini kuvvetlendirmeleri ile de ilişkilendirilmiştir.

Benim için bu pratiği faydalı kılan ise, inanılmaz biçimde kusurlu olmasıydı. Yeni bir ülkeye alışmaya çalışırken tam da kendimi dağılmış, hiç bir yere yetişemez hissettiğim bir dönemde, Ece Aybike Ala’ nın Advent Calendar mail grubu  aracılığıyla Morning Pages ile tanıştım ve şunu söyleyebilirim ki, düzenli pratikten sonra, daha  kolay odaklanabildiğimi, duygusal olarak sakinleştiğimi ve üretkenliğimin artmaya başladığını fark ettim. Önyargısız ve yalnız bana ait olan bir pencereden zihnime bakabilmek, şüphesiz günümün geri kalanını da iyileştiriyordu. Gündelik hayatın koşuşturmasına kapılmadan önceki ‘’bütün işimin gücümün’’ kendime ayırdığım 15 dakikalık bir zaman olduğunu bilmek, güne başlamak için de büyük bir motivasyondu. 

Eğer siz de hayatınızda bir şeyleri değiştirmeye niyetleniyorsanız; bir defter ve sabahları kendinize ayıracağınız birkaç dakika ile en istemediğiniz günde bile sadece yazmak, iyi bir başlangıç olabilir.

Size eşlik etmesi için sevdiğim bir playlisti de ekliyorum. Eğer bu yazı aracılığıyla Morning Pages’ i deneyimlemeye karar verirseniz tecrübelerinizi duymak için sabırsızlanıyorum.

Gözden Kaçırmayın

Karbon Yutaklarına Bakış Ve Biyosferi Güçlendirme
Yeşil Binaları 6 Başlıkta İnceleme
Stres Yönetimi ile Daha Duru Bir Zihin
Küresel Bir Sorun: Gıda İsrafı