Üniversitelerin Sürdürülebilir Gelişme Açısından Önemi

Sürdürülebilirlik | 52 Görüntülenme | 6 Dakika Okuma | 23 May 2021
Nüans Google Haberler Abone Ol

Covid-19 salgını dolayısıyla çevremizi daha farklı algılamaya başladık. İnsanın çevreyle olan etkileşimi belki de hiç olmadığı kadar gündemimizde yer almaya başladı. Gündelik hayatlarımızın akışı içinde hiç dikkate almadığımız bir virüs özelinde çevremizdeki unsurların, hayatlarımızı ne denli kökten değiştirebileceğine şahit olmaktayız. Yeni bir dünya, yeni bir yaşam şekli, yeni bir paradigma… Bu “yeni”nin iyi mi, kötü mü olduğunu belirleyecek olan ise yine biziz. Dönüşümün ne doğrultuda seyredeceği bireyler ve kurumları meydana getirenler olarak bizim elimizde.

Daha yaşanılır bir dünyaya doğru daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı belirlemek için elimizde ne var? Başvuru kaynağı, gezegensel referans olarak gözümüze ilk çarpan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve dönüşümü gerçekleştirecek insanlar, yani insan kaynağı. Kendinize “Hem kendimin hem de gelecek nesillerin sağlıkla, mutlulukla yaşayabileceği bir dünya için neler yapabilirim?” diye sormaya başladığınızda ve etki alanınızı hem birey hem de içinde yer aldığınız topluluk ve/ya kurum içinde değerlendirdiğinizde potansiyelinizin ne denli büyük olabileceğini de fark etmeye başlıyorsunuz.

Burada kendi çıkış noktamdan bahsetmek meramımı daha iyi anlatmamı sağlayabilir. Uzun süre çeşitli üniversitelerin İngilizce hazırlık birimlerinde İngilizce okutmanı olarak keyifle çalıştım. Bu süreçte, öncelikli görevim İngilizcenin nasıl öğrenebileceğini üniversite öğrencilerine aktarmak ve bu konuda farkındalıklarını artırmaktı. Yine bu süreçte, birlikte çalışma şansı bulduğum genç beyinlerden çok şey öğrendim. Mevcut düzenden memnuniyetsizliklerini dinledim. “Neler yapabiliriz?”, “Nereden başlamalıyız?” diye soruyorlardı.

Çözüm bulmaya yönelik bir şeyler yapmak istediklerini öğrendim. Bu açıdan bakıldığında, aslında ben onların öğrencisi oldum. Onlardan aldığım ilhamla ben de kendi sorumu sormaya başladım: Üniversitede görev alan bir akademisyen olarak tüm canlılar için, daha yaşanılır bir dünya için ben etki alanımı nasıl geliştirebilirim? Sürdürülebilirlik alanında araştırma yaparken bir arkadaşımın tavsiyesiyle İsveç’te bulunan Sürdürülebilirliğe Doğru Stratejik Liderlik isimli yüksek lisans programına başvurdum. Beş sene boyunca tekrarlayan başvurularımın sonucunda burs almaya hak kazandıktan sonra soluğu İsveç’te aldım.

Dünyanın dört bir yanından gelen, farklı meslek ve yaş gruplarına mensup ama aynı ortak derdi dile getiren bireyler olarak birlikte öğrenip deneyimleyerek “Sürdürülebilirlik nedir ve nasıl anlatılmalıdır?” sorusuna cevap bulmaya çalıştık. Eğitimin son aşamasında tez çalışmamız için üç arkadaşımla birlikte Dönüştürücü Sosyal İnovasyon Araçları’nın sürdürülebilirlik açısından analizini yapmaya başlamıştık.

İncelediğimiz yönergede bir nokta dikkatimi fazlasıyla çekmişti: Dönüştürücü etkinin kolektif düzeyde gerçekleşebilmesi için sadece bireysel değil aynı zamanda kurumsal bir aktör olarak çalıştığımız kurumda yaratabileceğimiz etkinin kritik öneme sahip olduğundan bahsediliyordu. Üstelik buna, sürdürülebilirlik prensibinde aksi yönde etki yaratan petrol şirketi benzeri kurumlar da dahildi. Yani, siz yeter ki birey olarak sürdürülebilirliğe doğru yola çıkmış olun. Dönüşüm sadece benzer amaçlarla yola çıkmış ve aynı düşünce yapısına sahip insanlar ve kurumlarla sınırlandırılmamalıydı.

Bu farkındalık, daha önce çalışmış olduğum üniversite kurumunun sürdürülebilir kalkınma açısından ne kadar kritik bir role sahip olduğunu daha da iyi anlamamı sağladı. Üniversitelerin bireysel ve kolektif düzeyde farkındalık artırmasının yanı sıra öğrencilere sunduğu sistem yaklaşımıyla onların hem küresel hem de yerel ölçekte sorunlara inovatif çözümler bulabilmelerini teşvik etmesi ve araştırma geliştirmenin ana itici unsuru olması bu açıdan akla gelen ilk nedenler. Daha ayrıntılı bir değerlendirmeyse  European University Association’ın “Küresel Amaçlar’a Doğru Üniversiteler ve Sürdürülebilir Kalkınma” başlıklı raporunda yer alıyor.

Raporda üniversitelerin sürdürülebilirlik konusundaki önemi SKA’ların refah, çevre, ekonomi başlığıyla üç ana gruba ayrıldığı bir analizle anlatılıyor. Refah başlığı altında üniversitelerin üç temel misyonu olan bireyi eleştirel düşünmeye sevk etmek,  toplumsal değişim ve dönüşüm refleksini güçlendirmek ve bireyleri daha dirençli hale getirmek vurgulanıyor. Çevre başlığı altında, dijitalleşme, otomasyon ve küreselleşmenin giderek hız kazandığı çağımızda üniversitelerin bireylerin ve toplumların doğayı ve içinde bulundukları ekosistemleri daha iyi anlamalarını sağlayarak mevcut sorunlara inovatif çözümler bulunabilmesi için farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getirebilen organik ve gelişimsel bir platform görevi gördüğü belirtiliyor.

Rapora göre üniversiteler inovatif düşünme ve çözümlerin merkezleri olarak üretim ve tüketim sistemlerinin sürdürülebilirlik çerçevesinde tekrar ele alınarak geliştirilmesi ve ortak fayda güden işbirliklerinin gerçekleştirilmesi açısından ekonomik açıdan da kilit bir rol oynuyor. SKA 16 (Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar) ve SKA 17’nin (Amaçlar için Ortaklıklar) yer aldığı ayrı bir başlıkta ise üniversitelerin güçlü özerk yapıları sayesinde farklı ülkelerden, farklı kültürlerden, farklı disiplinlerden ve alanlardan uzmanları bir araya getirerek sınır ötesi ve sıra dışı düşünmeyi ve anlayışı destekleyip geliştirerek sürdürdükleri diplomatik görevlerine değiniliyor.

Sürdürülebilir kalkınma amaçları nitelikli eğitim

Antik çağlardan Toplum 5.0’a giden tarihsel süreçte toplumların ve medeniyetlerin pusulası olan üniversiteler kendileri de evrimleşip organik, mobil ve iletken birimler olmaya doğru ilerlerken, içinde yer aldıkları toplumların, küresel topluluğun mimarı ve sanatçısı rolleriyle daha yaşanılır, tek evimiz olan dünya için bireylerin akıllarına ve toplumların gündemlerine bıraktıkları soru işaretleriyle birlikte sorunlara getirdikleri çözümlerle sürdürülebilir kalkınma açısından hiç şüphesiz en önemli aktörlerden. Bu açıdan, kurumsal olarak kendilerini nasıl konumlandıkları ise sürdürülebilirliğe giden yolda ne kadar hızlı ve emin adımlarla ilerleyebileceğimizin en önemli belirleyicilerinden.     

Kaynakça: 1 2 3 4

‘5 Maddede Cynefin Çerçevesi’ yazısına ulaşmak için tıklayınız.

Gözden Kaçırmayın

Vegan 102: Vegan Beslenmenin Sağlık Üzerindeki Etkileri
Büyükbaş Hayvanların Küresel Isınmaya Etkisi
Ölümle Satranç Oynamak: Ingmar Bergman
Cittaslow: Sakin Şehir Felsefesi