Sürdürülebilir Yaşamın Önemli Bir Parçası: Sıfır Atık

Sürdürülebilirlik | 157 Görüntülenme | 9 Dakika Okuma | 19 Nis 2021
Nüans Google Haberler Abone Ol

İçinde bulunduğumuz ekonomik sistemde gezegenimizin kaynaklarını yani ham maddeyi alıyoruz, kullanacağımız ürünler üretiyoruz ve kullandıktan sonra, bazen sadece dakikalar içinde, onları çöpe atıyoruz, yani doğaya geri bırakıyoruz. Ancak modern hayatın bize sunduğu “al-kullan-at” modeline dayanan doğrusal ekonomi sürdürülebilir değildir.

Mümkün olduğunca az atık çıkarmayı hedefleyen ‘Sıfır Atık’ yaklaşımının amacı, çöpe hiçbir şey yollamadan ve gelecekteki ürünleri zaten var olan malzemelerden üreterek “kullan-at toplumdan” uzaklaşmaktır. Sıfır atık konusunda önemli nokta atık üretilmesini önleyecek üretim, satış ve pazarlama yöntemleri geliştirmek ve döngüsel bir üretim-kullanım sistemi ile sürdürülebilir bir kaynak kullanımına ulaşmak amacıyla doğrusal ekonomi yaklaşımını terk etmektir.

Bizden önce doğada atık diye bir kavram yoktu çünkü; doğa kendini dönüştüren kapalı bir sistemdir. Modern yaşamın ortaya çıkışı ve popülerleşen tüketim kültürü ile atık kavramını biz yarattık. Evimizdeki çöpü çıkardıktan sonra o çöpün nereye gittiğini hiç düşünmeden tüketiyoruz. Annie Leonard’ın dediği gibi Bir şeyi attığımızda ondan kurtulduğumuzu düşünüyoruz ancak attığımız şey evrende hala bir yerlerde var olmaktadır. Çöpü evimizden uzaklaştırmış olmamız doğada yok olduğu anlamına gelmiyor. Ama çoğumuz artı sonsuza giden tüketim taleplerimiz nedeniyle bilinçsizce tüketiyor ve tükettikçe daha çok atık çıkartıyoruz. Yapılan araştırmalara göre plastik bir poşetin kullanım süresi 12 dakikadır, bir giysi elden çıkarılmadan önce 7 defa giyilmektedir. Yani, modern yaşamın hızıyla birlikte biz de daha hızlı tüketiyoruz.

TÜİK verilerine göre ülkemizde kişi başı günlük ortalama atık miktarı 1,16 kg’dır. Aynı rapora göre; Atık hizmeti verilen belediyelerde toplanan 32 milyon 209 bin ton atığın %67,2’si düzenli depolama tesislerine, %20,2’si belediye çöplüklerine ve %12,3’ü geri kazanım tesislerine gönderilirken, %0,2’si ise açıkta yakılarak, gömülerek, dereye veya araziye dökülerek bertaraf edilmektedir.  Yani evden çıkardıktan sonra nereye gittiğini düşünmediğimiz o çöpün bir kısmı havamıza, bir kısmı suyumuza bir kısmı da gıdamıza karışarak dönüp dolaşıp bizi buluyor.

Sürdürülebilir bir yaşam için döngüsel ekonomiye geçiş sistemsel bir değişimi gerektirse de bireysel olarak atığımızı azaltmak için atabileceğimiz bazı adımlar var. Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirebilir, kullan-at ürünleri tercih etmeyebiliriz. Aklınıza sadece plastik bardaklar gelmesin kâğıt havlular da bu gruba dahildir. İhtiyacımız kadarını alıp gereksiz yere israf etmeyebilir, ambalajsız ya da daha az ambalajlı ürünleri tercih edebiliriz. Tek kullanımlık poşet çaya ulaşana kadar kurtulmanız gereken ambalaj sayısını hiç fark ettiniz mi? Güvendiğiniz bir aktardan çayınızı açık alarak atıksız çay keyfi yapabilirsiniz. Poşet çayların içindeki mikro plastik sayısını da hesaba katarsak kendi çayınızı demlemek eminim çok daha keyifli olacaktır. Tekli paketler yerine ekonomik boyları, güvendiğiniz yerlerden açık satılan ürünleri ve depozitolu ürünleri tercih edebilirsiniz. Çoğumuz artık alışverişe giderken bez çantamızı yanımızda taşıyoruz ama sebze ve meyveleri koyduğumuz o ultra dayanıksız plastik poşetler için ne yapıyoruz? Bunlar için de bez kese ve fileler kullanabiliriz. Bu örnekleri çoğaltabiliriz ancak temelde, alışverişe planlı ve liste yaparak çıkmak atık üretimimizi azaltacaktır. Neleri çöpe attığımızı fark ettikçe de sıfır atık alışkanlıklarımız daha hızlı yerleşecektir.

Muhtemelen bazılarınızın bir yıllık çöpünü bir kavanoza sığdırmasıyla hatırlayacağınız Bea Johnson sıfır atık yaşam tarzının öncülerinden biri. 2013 yılında kaleme aldığı Sıfır Atık Ev kitabında söz edilen birçok değerli öneri olmakla birlikte ben size özellikle evde olduğumuz bu süreçte, evde atık miktarımızı en aza indirmek amacıyla paylaştığı, Sıfır Atık Hiyerarşisi olarak da bilinen 5 ilkeyi paylaşmak isterim.

1. İhtiyacın olmayanı REDDET:

Atık azaltımının temel unsurlarından biri tüketimimizi azaltmak. Tüketmediğimiz hiçbir şey atılmayacaktır da. Kabul ettiğimiz veya aldığımız her şey fazlası için talep doğurmaktadır ve reddetmek yerine ihtiyaç duymadığımız halde kabul ettiğimiz her şey aslında israfa yol açmaktadır.   Buna ücretsiz olmasına rağmen sokakta elimize tutuşturulan broşürler, otellerde kullandığımız bedava şampuanlar, bize sorulmadan bardağımıza iliştirilmiş pipetler vb. de dahildir. Çünkü nihayetinde daha fazlasının üretilmesi için talep yaratmış oluyoruz. Bedava olduğu için konferanslarda, organizasyonlarda, otellerde kabul ettiğimiz tüm ikramların doğaya bir maliyeti vardır.  Kargo siparişimizde plastiksiz kargo, yemek siparişimizde tek kullanımlık plastiklerin konulmamasını talep edebilir, gereğinden fazla ambalajlanmış ürünleri tercih etmeyebiliriz. 

2. Reddedemediklerini AZALT:

Sahip olduğumuz şeylere gerçekten ihtiyacımız olduğu için sahip olmalı, istifçilik yapmamalıyız. Son kullanma tarihini geçirmeden, yeşillikler buruşmadan tüketecek kadar gıda alabilir, çekmecelerin arkasına sıkıştığı için varlığını unuttuğumuz kıyafetlerden daha azına sahip olabiliriz.  Bitirmeden, eskimeden, tamir edilemeyecek hale gelmeden yeni bir şey almamalıyız. Azaltmak bir sonraki satın alma eylemimizi daha bilinçli yapmaya teşvik edecektir. Niceliktense niteliğe, eşyadansa deneyime odaklanmak daha anlamlı bir hayat yaşamamızı da sağlayacaktır. 

3. Tükettiklerini, Reddedemediklerini ve Azaltamadıklarını YENİDEN KULLAN:

Bir sebepten evinize girmiş o plastik poşeti kullanım amacı bitti diye çöpe atmayın, temiz ve sağlamsa elden çıkarana kadar tekrar kullanın. Tabi daha güzeli tek kullanımlık poşet yerine yeniden kullanılabilir bez çanta alıp tekrar tekrar kullanın. Yeniden kullanılabilir, şarj edilebilir ürünleri tercih edebilir, bozulan eşyalarımızı atmak yerine tamir etmeye çalışabiliriz. Günümüzde çoğumuz bilinçli farkındalık anlamına gelen “mindfulness” kelimesini duymuşuzdur. Katrina Rodabauh’un ortaya attığı “mendfulness” kavramı ise tamir etmenin bir çeşit terapi olduğu yaklaşımına dayanarak bu eylemin çok analog bir işe dalmamıza ve endişelerimizden uzaklaşarak anda olmamıza izin verdiğini belirtiyor.  Mevcut eşyalarımızdan yeni kullanım alanları yaratabilir, gözden çıkardığımız yastık kılıflarını pazarda meyve sebze alırken kullanabilir, teneke kutulardan kalemlik yapmak gibi ihtiyaçlarımızı elimizdekilerle gidermeye yönelik farklı ileri dönüşüm fikirlerini uygulayabiliriz.

4. Reddedemediğini, Azaltamadığını ve Yeniden Kullanamadığını GERİ DÖNÜŞTÜR:

Bu adım için geri dönüşüme gönderdiğimiz ürünün gerçekten geri dönüştürülebilir olup olmadığından emin olmamız gerekmektedir.  Geri dönüştüğünü sandığımız birçok ürün muhtemelen ya katı atık depolama sahalarında ya da çoktan sularımıza karıştı. En iyi ihtimalle geri dönüştürüldüğünü varsayarsak da şimdiye kadar üretilen plastiklerin yalnızca %9 unun geri dönüştürüldüğünü hatırlatmak isterim. Yeni bir ürün satın alırken sadece çok kullanımlık olması değil elden çıkardığımızda geri dönüşüme uygun olmaları da bir o kadar önem arz ediyor. Plastik atıkların bazı çeşitlerinde geri dönüşüm ihtimali oldukça zorlaşabiliyor. Bu sebepten plastik yerine cam, çelik gibi ürünleri tercih edebiliriz.

5. Organik atıklarını çürüterek KOMPOST YAP:

FAO’nun yayınladığı rapora göre tüm dünyada üretilen gıdanın ⅓ ‘ü çöpe gitmekte ve bu da yaklaşık 1,3 tona denk gelmektedir. Evlerimizde atığın en çok oluştuğu yer de mutfaklarımızdır ve mutfak çöpü yüksek miktarda organik atık içermektedir. Aslında biz bunlara atık desek de toprak için çok değerli gübrelerdir. Bu atıkları doğanın geri dönüşüm şekliyle, çürütme yani gübreleştirme ile zengin bir toprağa dönüştürebiliriz.  Apartmanda, bahçenizde ya da daha geniş arazinizde kompost yapmak için size en uygun farklı kompost çeşitlerini deneyebilirsiniz.

Sonuç olarak, Sıfır atık sıfır demek değil, bir hedeftir. Bunun için de hem sistemsel hem de bireysel değişikliğe ihtiyaç duyulmaktadır.  Bireysel olarak, öncelikle çöpümüzü tanıyıp ardından bahsettiğim bu maddeleri günlük pratiklerimize dahil ederek atık miktarımızı azaltabiliriz. Eyleme geçmek farkında olmak ile başlar. Farkında olduktan sonra diğer adımlar birbirini izleyecektir.

Kaynaklar: Yeni Gerçeğimiz Sürdürülebilirlik, Sıfır Atık Ev, Sıfır Atık için 101 Yol, The Sustinable(ish) Living Guide

https://tuikweb.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30666

Satınalma(ma) Hiyerarşisi: Sürdürülebilir Tüketim 101 yazısına ulaşmak için tıklayınız.

Gözden Kaçırmayın

Sürdürülebilir Yaşamın Önemli Bir Parçası: Sıfır Atık
Romeo ve Juliet Ölmeseydi: Tarla Kuşuydu Juliet
Karbon Yutaklarına Bakış Ve Biyosferi Güçlendirme
2021’de Beklenen Sürdürülebilirlik Trendleri