Romeo ve Juliet Ölmeseydi: Tarla Kuşuydu Juliet

Kültür-Sanat | 107 Görüntülenme | 6 Dakika Okuma | 04 Mar 2021
Nüans Google Haberler Abone Ol

Romeo ve Juliet, William Shakespeare’in 1591-1596 tarihleri arası yazdığı düşünülen o ölümsüz eseri. Sanatın birçok dalına konu olan her bir repliği ile yaşananları derinden hissettiren bu eser William Shakespeare’in bir oyunu olmasının yanı sıra yaşanmış bir aşk öyküsü olma ihtimali taşımaktadır.

Romeo ve Juliet’in hikayesi İngiliz şair Arthur Brooke’in 1562 tarihli “Romeus ve Juliet’in Tragicall Tarihçisi”adlı uzun bir şiirine dayandırılmaktadır. Shakespeare bu kaynaklardan aldığı bilgilerle hikayesine yeni karakterler eklemiş karakterleri ve olayı daha derinlikli bir hale getirmiştir. Ve böylece her birimizin kıyısından kösesinden repliklerine hakim olduğumuz, yaşatılan aşkın yüzyılların önüne geçemediği bu nadide eser ortaya çıkmıştır.

Sizlerle bu yazımda Romeo ve Juliet ölmeseydi ne olurdu varsayımından konuşacağız. Ve bu merakımızı gidermek konusunda mizahi bir dille bize yol gösterecek olan Ephraim Kishon eseri “Tarla Kuşuydu Juliet” oyunundan bahsedeceğim.

Gelin önce Romeo ve Juliet’in hikayesine bir bakalım:

Hikayemiz İtalya şehri Verona’da geçmekte, şehrin zengin ve asil ailelerinden Montague ve Capulet aileleri arasında yıllardır süren bir düşmanlık vardır. Bu ailelerin gençlerinin sokak kavgaları ile oyun başlar. Capulet ailesi evlerinde bir balo verileceğini duyurur. Baloya Juliet’le evlenmek isteyen Kont Paris davet edilir. Montague ailesinden Romeo’da bu maskeli baloya kimliğini gizleyerek katılır. Romeo başta Rosaline adlı bir kızdan hoşlanır ve ona bu durumdan bahsetmek ister bu sayede baloda yerini almıştır. Oysa Rosalin Romeo’yu reddeder. Tüm bu olanlardan sonra Romeo Juliet’i görüp ona aşık olur.

Ve aşk başlar. Tabi birbirine düşman iki aile arasında bu durum hiç de hoş karşılanmaz. Ailesi Juliet’i Kont Paris’le evlendirme hazırlıklarına girer. Juliet evlenmek istemediğinden rahip Laurence’in yanına gider. Ondan kırk saat kendisini öldü gösterecek iksiri alır. Hemen Romeo’ya durumu anlatan mektup yazılır ancak mektup Romeo’ya ulaşmaz. Juliet’inin öldüğünü düşünen Romeo Juliet’in mezarı başında yanına aldığı zehiri içer ve ölür. Rahip Juliet’i uyandırır. Romeo ölmüştür. Juliet bu acıya dayanamaz, Romeo’nun hançeri ile kendisini öldürür.

Ve tüm bu olaylardan sonra iki aile arasındaki düşmanlık son bulur. İki aşığın bedeni ölümle ölümsüzleşir. Böylesi acı dolu bir hikaye tüm bu trajedisine rağmen yıllarca dünya tiyatrolarında oynanmaya devam etti ve ülkemizde de çokça gösterimi yapıldı. Ayrıca dünya sinemasında onlarca örneği ile yaşamını sürdürmeye devam ediyor.

Ya Juliet o iksiri içmeseydi, Romeo onu öldü sanıp kendini öldürmeseydi neler olurdu dersiniz? Şimdi size bu ulaşılamaz aşkın gerçek olduğunu Romeo ve Juliet’in evlendiğini hatta bir kızlarının olduğunu söylesem.

Yıl:1623

Yer:Verona

Romeo Montague, 49 yaşında

Juliet Montague-Capulet, 43 yaşında

Lükretia-Kızları, 14 yaşında

William Shakespeare, ölü yazar, 52 yaşında

 ROMEO: Çorabımın teki nerede? Juliet, çorabımı bulamıyorum!

JULİET: (Cevap vermez)

ROMEO: Yahu daha dün buradaydı… Juliet, nerde çorabımın teki ?

JULİET:Bilmiyorum

JULİET: Kahvaltı edecek misin?

ROMEO: Evet. Kahve! Sıcak Olsun!

JULİET: Emredersiniz… Kahve…sıcak olsun.

Günün ilk saatleri Romeo ve Juliet uyandı. O ölümsüz aşklarından eser kalmış gibi görünmüyor. Juliet İflah olmaz kızları Lükretia’yla uğraşmak bir yana bitmeyen ev işlerinden bunalmıştır. Evlerinde bir yardımcılarının olmadığından şikayet edip durmaktadır. Ayrıca evlilik yıldönümlerini unutan bir çift görüyoruz.

ROMEO: Bugün ayın kaçı?

JULİET: Bilmiyorum

ROMEO: Bugün evlenme günümüz

JULİET: Kahvaltı ederken konuşmasını sevmediğimi bilirsin.

ROMEO: Bilirim ama tam otuz yıl olmuş.

Juliet kahvaltısının peşinde elindeki gazeteyi okumak istemektedir. Romeo ise eski günlerden konu açmıştır ama nafile Juliet eski hikayeleri konuşmak istemez.

ROMEO: Ya gözünü bir dakika geç açmış olsaydın…

JULİET: Gözümü bir dakika geç açmış olsaydım.. yani…

ROMEO: Senin açık mezarın başında az kalsın genç yaşımda intihar edecektim.

Sonrasında fincana konulan kahvenin sıcak olup olmadığı, akşama ne yeneceği, markete kim gideceği, bulaşığı kim yıkayacağı gibi konular tartışıldı. Kızları Lükretia eve geç gelmiştir ve Romeo ile kavga eder. Romeo sevgili kayınvalidesini serveti peşindedir. Eve gelen Juliet’in dadısına kayınvalidesinin hasta olup olmadığını sormaktadır. Romeo Juliet’in yaşlı dadısına Juliet’in sıska olduğunu ve onu uygun olmadığını söyler.

 Sahi neler oldu dersiniz Romeo ve Juliet’in aşkına. Juliet Romeo’nun olmadığı zamanlar rahiple Romero’dan kurtulma planları yapar. Romeo’nun su torbasını ondan daha çok sevdiğini söyler. Yine Romeo ve Juliet kavga etmekteyken Shakespeare içeri girer.

W.SH:

Başı darda olan dayanak aramaya görsün

Sözde dostlar düşman kesilir.

Ama ilk düşünceme döneyim yine,

İsteklerimiz öyle çatışır ki kaderimize

Bütün kurduklarımız yıkılır gider

Tahammülüm kalmadı seyirci olmaya

Sabrım taştı hiç hakkınız yok buna.

Yazmıştım ben zarif bir trajedi

Vodvill oldu çıktı hem de adi bir komedi…

Lükretia, Shakespeare görür. Ve onunla gider. Romeo ve Juliet’i terk eder. Sahne, eve alınacak yardımcı hakkında yaptıkları bir tartışmayla kapanır. Oyun ise o büyük aşkın artık kalmadığını belki de gerçekte bu denli aşkın yaşanamayacağından mizahi bir dille bahseder.

 

“Eğer sevgin azalacaksa gittikçe çoğalan aşkımdan, bırak avcılar çıkarsın kalbimi yerinden! Sök at ne varsa: çamura bulanmış sevdaları, bu dağların ceylanlarını, kana susamış kontları ve senden arta kalan şu cılız bedenimi! Yok et benim olmadığım bütün şatoları. Görebileceğin bir şey kalmasın benden kalan…

 

Ne diyor Aşık Veysel, seversin kavuşamazsın aşk olur demek doğru. Romeo ve Juliet kavuşsaydı o ölümsüz aşkları son bulacaktı. Her iyi şeyin ya da kötü şeyin son bulduğu gibi. Aşk böyledir demek istiyor herhalde Shakespeare. Gelir geçer. Eğer çok ciddiye alınırsa da, öldürür.

Not:Eğer tiyatroya ilgi duyuyorsanız ya da oyunu okumak isterseniz aşağıya oyun metninin bağlantısını bıraktım. Okursanız keyif alacağınıza eminim.

Ephraim Kishon – Tarla Kuşuydu Juliet

Gözden Kaçırmayın

Her Daim Mutlu Olmak Gerçekten Mümkün mü?: Toksik Pozitiflik
6 Planlama Tekniği ile Zaman Yönetimi
2021’de Beklenen Sürdürülebilirlik Trendleri
oğuz atay
Oğuz Atay’dan Tutunamayanlar’a…