İki Farklı Dönem İki Farklı Virüs

Genel | 148 Görüntülenme | 7 Dakika Okuma | 28 Ara 2020
Abone Ol

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Covid-19 ile 1 Aralık 2019 tarihinde tanıştık. Belki de bu haberi ilk duyduğumuzda bu virüsün hayatımızı yeni bir rotaya sokacağını ve tüm alışkanlıklarımızı yerle bir edeceğini henüz bilmiyorduk. Okulların ve üniversitelerin online eğitime devam etmesi, eğlence yerlerinin kapatılması, sokağa çıkma yasaklarının uygulanması ve maske zorunluluğu artık hayatımızın bir parçası oldu. Sosyal mesafe bu virüsle olan savaşımızda en önemli araçlardan biri olduğu için hayatlarımızı online bir dünyaya sığdırmak zorunda kaldık. Alışık olmadığımız bu hayat tipinde hepimiz oldukça zorlanıyoruz ve geleceğin belirsizliğini her zamankinden daha fazla hissediyoruz.

Tüm bunlardan dolayı tarih bize bir ipucu verebilir mi diyerek sizler için yaklaşık 100 yıl önce yaşanan İspanyol Gribi’ni araştırdım. İspanyol Gribi’ne yol açan H1N1 virüsü 1918’de Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Kansas City’de ortaya çıktı. Virüsün ilk ortaya çıktığı yerin Amerika olmasına rağmen adının neden İspanyol Gribi olduğunu düşündüğünüze eminim. Bunun sebebi 1.Dünya Savaşı esnasında ortaya çıkan bir virüs olduğundan devletlerin önceliği savaştı ve halkın moralini bozmamak adına bu haberler sansürleniyordu. Fakat İspanya bu savaş sürecinde tarafsız olduğundan dolayı bu virüsü detaylı bir şekilde ele alabildi ve tüm dünyaya duyurdu. Bu yüzden bu virüsün adı tarihe “İspanyol Gribi” olarak geçmiştir. Ayrıca bu virüsün ortaya çıkma sebebi, Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırlamış olduğu rapora göre tıpkı Covid-19 gibi hayvanlardan kaynaklıdır. Bugün İspanyol Gribi’nin hayvanlardan bulaşan bir tür virüs olduğunu bilsek de o zamanki teknolojik yetersizliklerden dolayı bakteri veya virüs ayrımı dahi yapılamıyordu.1933’e kadar bu mümkün dahi olmamıştı ve bu yüzden tedavi ya da bir aşı geliştirilememişti. Bu noktadan bakınca, tarihin birebir tekerrür etmediğini görebiliyoruz. İlk Covid-19 vakasının görülmesinin ardından sadece birkaç ay içinde virüsün genom dizilimi büyük ölçüde çözülmüştü ve bildiğiniz gibi Faz 3 aşamasını geçmeyi başaran iki tür aşı geliştirildi. Ancak bu dönemde de bilim insanlarını zorlayan birtakım şeyler var. Özellikle yakın zamanda İngiltere’de Sars Cov 2 virüsünün yeni bir mutasyonuyla karşılaşıldı ve bu durum halkın aşıya dair umutlarına çelme taktı. Ancak ben sizin için yine bir araştırma yaptım ve gelin bu yeni mutasyonun aşı için ne gibi sonuçlar doğurabileceğini anlamaya çalışalım. Aşıların temel hedefi mızrak proteinidir yani bir diğer deyişle virüse karşı bağışıklık oluşabilmesi için gereken temeldir. Bu temeli değiştirmeyen mutasyonlar aşılar için bir tehdit oluşturmamaktadır. Ayrıca sanılanın aksine İngiltere’deki mutasyondan önce bu virüs birçok mutasyona uğramıştır ve bu mutasyonlar aşılar için sorun teşkil etmemiştir. Şu an çalışma aşamasında olan İngiltere mutasyonu için kötü seçeneği düşünecek olursak bile, bilim insanlarının öngörüsüne göre gribin mensup olduğu İnfluenza virüsündeki gibi bu virüs hızla evrimleşemiyor. Bir diğer deyişle her sene yeni bir grip aşısı oluşturulması gerekirken Covid 19 için söz konusu bir durum değil. Kısacası, İspanyol Gribi’nde mümkün olmayan bu seçenek en kötü durumlarda bile bizim için geçerli. Gelin şimdi de biraz İspanyol Gribi’nin gidişatını irdeleyelim. O zamanki dünya nüfusunun üçte birine bulaşan ve 40-100 milyon arası insanın ölümüne sebep olan bu virüsün en ilginç noktası çocuk ve yaşlılara zarar vermesinden ziyade genç yetişkinlere zarar vermesiydi. 1.Dünya savaşı yaşanırken özellikle askerler olmak üzere genç yetişkinlerin hareketliliğinin oldukça fazla olduğunu düşünürsek bu virüsün ne kadar hızlı ve öldürücü bir şekilde yayıldığını anlamak oldukça kolaydır. 3 dalgada yayılan bu virüsün özellikle ikinci dalgası oldukça öldürücüydü. Hastaneler doluluk seviyesini çoktan aşmıştı ve toplu ölüm cenazeleri günlük hayatın bir parçasıydı. Her ne kadar bugün Covid-19 pandemisinde İtalya gibi örneklere sahip olsak da hiçbir zaman İspanyol Gribindeki dehşet verici sayılara ulaşmadık. Bunun en temel sebeplerinden biri günümüz devletlerinin tarihten örnek alıp birtakım aksiyonları hızlı alabilmeleridir.

Tarih Tekerrür mü Ediyor?

İspanyol Gribi ve Covid 19 temas yoluyla insanlara bulaştığından her iki dönemde de aynı aksiyonlar gündeme gelmişti. Maske zorunluluğu, üniversitelerin ve okulların kapatılması, eğlence mekanlarının kapatılması, sokağa çıkma yasakları, sosyal mesafe ve el hijyeni o zamanki gündemde de vardı. Yani yaklaşık 100 yıl öncesinde bizim bugün deneyimlediğimiz şeylerin deneyimlendiğini görüyoruz. Ancak o zamanlar bu aksiyonların hızlı alınamaması ve özellikle savaşın varlığı İspanyol Gribi’nin gidişatını bugün bizim deneyimlediklerimizden farklı kılmıştır. Bilim insanlarına göre İspanyol Gribi tamamen kaybolmasa dahi 1920’de pandemi sona ermiştir. Yine neden son bulduğuna dair kesin bulgular olmasa da özellikle iki ihtimalin üzerinde duruluyor. Üzerinde durulan ilk ihtimal virüsün uygun konak bulamamasıdır. Bugün konuşulan “sürü bağışıklığı“ kavramı aslında bununla ilgilidir. Bu tahmine göre, virüse duyarlılığı daha az olan insanların artması sonucu virüsün gidecek bir yeri kalmamıştır ve pandemi sona ermiştir. İkinci bir tahmin ise virüsün mutasyona uğraması sonucu bulaşma özelliğini kaybetmesidir. Bugün bilim insanları Covid 19 pandemisinin üç farklı yol ile bitebileceğini düşünüyor. Bunlardan ilki tıpkı İspanyol Gribi’nde olduğu gibi hızlı bir bulaş sağlanması ve virüsün uygun konak bulamaması sonucu yok olmasıdır. Fakat hızlı bulaşın sağlanması sağlık sisteminin yetersiz kalmasına ve sonrasında çökmesine sebep olur. Yukarıda bahsettiğim gibi devletlerin aldığı hızlı aksiyonlarla bu durum önlenmiş ve bulaşın yavaşlatılması tercih edilmiştir. Bir diğer ifadeyle günümüzdeki sürecin bu yönde ilerlenmeyeceğine dair bir çıkarım yapabiliriz. İkincisi ise mutasyonların bulaşma özelliğini yok etmesidir. Son olarak üçüncü ise aşı ile toplu bir bağışıklık sağlanmasıdır. Bugün bel bağlanan yöntemin 3. yöntem olduğunu söyleyebiliriz. Fakat aşılara dair finansal, lojistik ve adil dağıtım gibi sorunlar mevcuttur ve bu sorunlar sürecin daha da uzamasına sebep olabilir. Özetle size bu yazıda İspanyol Gribi’nden bahsederek bizi nasıl bir süreç beklediğine dair daha fazla fikir sahibi olabilmenizi sağlamaktı. Umarım bunu başarabilirmişimdir.

Yazar

Gözden Kaçırmayın

Karbon Yutaklarına Bakış Ve Biyosferi Güçlendirme
Grapon Kağıtları ile Döşenmiş İki Füsun’lu Hayatın Şairi; Didem Madak
Baharın Gelişiyle İçimizi Isıtacak 8 Kitap Önerisi

Bizi Takip Edin!