Yeşil Ve Huzurlu Bir Alan Yaratmak: Mel’s World Kurucusu ile Söyleşi

Yaşam | 141 Görüntülenme | 8 Dakika Okuma | 05 Mar 2021
Nüans Google Haberler Abone Ol

Hayatın molalarında nefes almak için kendini doğaya atanlar ve bitkilerine sarılanlar burada mı?  Eğer öyleyse gelin güzel bir haftaya güzel bir söyleşi ile başlayalım.

Doğa tutkunu bir biyoloji öğretmeni olan Melisa, bitkileri hayatımızın bir parçası haline getirme, insanların doğaya ve doğala erişebilirliğini arttırma vizyonu ile yola çıkarak kurduğu botanik bahçe Mel’s World’u bizlere anlatıyor.


1. Sevgili Melisa bize biraz kendinden bahseder misin?

Merhabalar, ben Melisa Altınordu. 28 yaşındayım. İncirin bol olduğu yerde, Aydın’da yaşıyorum. Asıl mesleğim Biyoloji Öğretmenliği halen daha aktif olarak yapıyorum.

Üniversite yıllarından itibaren başlayan bir bağlılıkla birçok sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak çalışıyorum. Sivil toplum alanında çalışırken kendimi buluyorum diyebilirim. Çünkü ben kendimi bildim bileli hep bir şeyler anlatıyorum. Anlattıkça çoğalıyor çoğaldıkça yaygınlaşıyor. Yaygınlaştıkça her kelimemin birilerine ilham olduğunu görmek beni onore ve mutlu ediyor.

Sivil toplum alanında çalışırken dünya için yapılacak çok şey olduğunu önce bireysel olarak sonra ise toplu halde yapılması gerektiğini öğrendim. Üniversitemin son yıllarında sürdürülebilir kalkınma amaçları hayatıma girdi. BM’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri olan 17 hedef ve yer alan 169 alt hedef benimde hedefim haline geldi.

Bu hedefler doğrultusunda çalışmalar yapmaya başladım. Çalışmalarım sonucunda ekibimle birlikte Avrupa birliğine yazdığımız projemizin kabul alması başarımızın göstergesi oldu.

Yoğun bir çalışma hayatımın yanında doğa hayranlığımı da benimle en az bir kez konuşan herkes bilir. Her tatilimde kaçtığım kamplarım var. Hala doğa varken bizim yanımızdayken değerlendirilmesi gerekiyor. Tüm öğrendiklerim ve çalışmalarım sonucunda kendimi bir sosyal girişimci olarak nitelendiriyorum. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilmek için Mel’s World girişimini kurdum.

Şimdilerde onu büyütmek için çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki güzel yerlere gelecek…

2. Mel’s World’un doğuş hikayesi nedir? Nasıl bir motivasyonla yola çıktın?

Ah Mel’s World ne çok düşündüm seni bulabilmek için ne yollardan geçtim diyerek başlamak istiyorum. Hep söylediğim bir cümle vardı 30 yaşıma geldiğimde şu anki yaşamımdan farklı bir konumda olmak istiyordum. Yavaş yavaş 30 kapıya dayanınca artık bir yerden başlamalısın Melisa dedim.

Kendi işini kuran birkaç arkadaşımla konuştum. Saatlerce süren telefon görüşmeleri yaptım. Her söylenen cümleyi yazdım. Tekrar tekrar okudum. Neticede mesleğimle tutkumu birleştirmeliydim.

Sonra bir gün gönüllü olarak bulunduğum Wikipedia’nın Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni düzenlerken konuşmacı “bir kadın değişir dünya değişir” dedi. O an gözümün önünde bir kucak dolusu bitki taşıyan bir Melisa gözümün önüne geldi.

Yüzümdeki gülümsemeyi hala hatırlıyorum o an benim için mucizeydi… Çünkü artık ne istediğimi biliyor ve işimi kurabilirdim. Ancak kendi işini kuran kişilerden bir farkım olmalıydı. Ki öyle de oldu. Çünkü seçtiğim her bir ürünüm, bitkim  sosyal bir amaca yönelik bulunuyor.

Yarattığım bu farklılık ise benim en büyük motivasyonum diyebilirim.

3. Yetiştirdiğiniz bitkilerin satışının yanında bitkilerle ilgili kapsamlı bilgilerde veriyorsunuz, peki ev dekorasyonlarımızı güzelleştiren ve daha doğal hale getiren bitkilerin bakımına karşı aslında büyük de bir önyargı var. Bu önyargıyı kırmak adına, yeni başlayanlara bakımı kolay ev bitkileri hakkında neler önerirsiniz?

Gün aşırı instagram hesabıma en az 1 tane DM düşüyor bununla ilgili. Bu yüzden Mel’s World sadece ürün satışından oluşmuyor, bitki danışmanlığı bölümümüz de var. 

Gösterişli ama bakımı biraz daha güç olan bitkilerimizi bitki bakmaya yeni başlayanlar hemen almak istiyorlar. Gerçekçi olarak ürünün satışını yapmıyoruz. Hem bir ön yargı olsun istemiyoruz hem de gözümüz gibi baktığımız bitkinin çürümesine yüreğimiz el vermiyor.

Yeni başlayanlar için en kolay bitkileri öneriyoruz. Bu süreçte de bakımı ile ilgili destek veriyoruz.

4. O zaman eminiz ki iç mekan bitki favorilerin vardır? Bu bitkileri favori yapan sebepler nelerdir? Diğer bitkilerin kalbini kırmadan bu konuda da bilgi almak isteriz. 😊

Ah en sevdiğim bitkiler bölümüm var. Uzun yıllardır mutlaka odamızda bir paşa kılıcı ve kurdele bitkisi bulunduruyoruz. Bunun sebebi de özellikle bulunduğu odayı toksik etkilerden arındırması ve diğer bitkilere oranla daha fazla oksijen üretiyor olması.

Hatta NASA’da uzayda yaptığı yaşam alanı oluşturulmasında bu bitkileri kullanıyor. O yüzden en sevdiğim iç mekan bitkisini bu ikisi oluşturuyor. Tabi bitkilerimin faydaları daha çok seviyorum.

Diğer bitkilerim kırılmasın hepsini seviyorum, kalpleri kırılmasın onlarla konuşarak büyütüyorum.

5. Yaşadığmız süreç ile bitkileri biraz bağdaştırmak gerekirse pandemi döneminde ev bitkilerine olan ilginin epey arttığını gözlemledik, bu zor süreçte bitkilerle geliştirilen dostluğu sen nasıl yorumlarsın?

Pandemi bizlere çok şey öğretti. Gün içerisinde yaptığımız basit aktivitelerin bile bir değerinin olduğunu gördük. Haliyle evde kaldığımız bu dönemde kendi içimize döndük.

Bu dönüş bizlere doğaya diğer canlılara özlem olarak döndü. Birçok arkadaşımın bu dönemde bitkisi veya hayvanı  oldu. Bitkiyi sulamanın, onun yapraklarına dokunmanın veya konuşmanın olumlu etkisini hissettiler. En zor süreçte bu dostluk bize yoldaşlık etti diyebilirim.

Aynı şey benim içinde geçerliydi aslında alışık olmadığımız evden çalışma sürecinde vaktimin çoğunu bitkilerimle geçiriyordum. Toprağa dokunurken tüm negatif enerjimi atmak bana da iyi geliyordu. Evde de olsa doğaya dönüş serüvenime başlayabiliyordum.

6. Bir önceki soruyu biraz daha özele indirgersek, dikkat çekici bir biçimde özellikle gençlerin ev bitkilerine olan ilgisini nasıl yorumlarsın ve gri bir dünyaya doğru giderken sence de gençler doğa ile bağlantı kurma arayışı içerisinde mi?

Sorunun cevabı kesinlikle evet. Benim neslimin bir kısmı yeşil dünya savunucuları, bir kısmı belirsizler ve diğer kalan kısım ise dünyayı ben mi kurtaracağım diyenlerden oluşuyordu.

Şu an gözlemlediğim öyle değil. Artık belirsiz kısım yok yeşil dünyayı savunan ve dünyayı ben mi kurtaracağım diyen kısım var.

Örneğin bazı öğrencilerim daha lise de olmasına rağmen sivil toplum kuruluşlarında yer alıyor hatta ilerleyen aşamalar da dernek kurmak istiyorlar. Bunlar olumlu gelişmeler ki daha fazlası da gelecek. Habitat derneğinin yaptığı Gençlerin İyi Olma Hali Araştırma Raporu’nda gençlerin sivil toplum kuruluşlarında gönüllü faaliyetlere katılma oranları arttı. Tüm bu artılar Mel’s World girişiminin  en büyük motivasyon kaynağı.

Gelişmelerle birlikte asıl sevindirici olan ise dünyayı ben mi kurtacağım diyen gruba daha kolay şekilde etki edebiliyor olmamız. Neticede artık sonuçlarını görmeye başladılar.

7. Son olarak markanın geleceği ile ilgili hedeflerin nelerdir?

Markam henüz yolun başında daha çok yolumuz var. Şu an bir atölyem yok evi kullanıyorum atölye olarak. 2 yıl sonra ise bir atölyem olsun istiyorum. Öncelikli hedefim atölye ortamı yaratmak. Tabi bu sıradan bir atölye olmayacak.

Atölyede farklı hobilerin de çalışmasını destekleyeceğim. Hobi ile ilgilenen herkes atölyeyi kullanabilecek. Herkese ev sahipliği yapacak, fayda sağlayacak.

Bir yandan Mel’s World basit bir işletme olsun istemiyorum. Toplumsal fayda sağlaması en büyük hayallerimden birisi. Şimdi her ürün satışından %20 sokak hayvanlarına mama alıyorum ve dağıtıyorum. Başka bir sivil toplum kuruluşu ile prosedür imzalayacağız. Yine yapılan ürün satışından belli bir pay bağış olarak gidecek.

Şöyle ki bir insanın mutlu olduğu ve kendini ait hissettiği bir işi yapması gerçekten çok önemli. İlerleyen aşamada yoğun öğretmenlik hayatımı sonlandırarak sadece Mel’s World ile ilerlemek istiyorum.

Çok teşekkür ederiz Melisa!

Yeşil ve huzurlu bir alan yaratalım kendimize|🌳

https://www.instagram.com/p/CIWINskJ1Y7

Gözden Kaçırmayın

Mimaride Biyomimikri: Eden Projesi
Dostoyevski’ye Yeraltından Bi’ Bakış
Vegan 102: Vegan Beslenmenin Sağlık Üzerindeki Etkileri
Sürdürülebilir Yaşamın Önemli Bir Parçası: Sıfır Atık