5 Maddede Paris Anlaşması

Sürdürülebilirlik | 76 Görüntülenme | 5 Dakika Okuma | 20 Oca 2021

Beni bu yazıyı yazmaya iten sürdürülebilir kalkınma konusunda gündemimde olan ve hakkında genel geçer bilgiye sahip olduğum konuları biraz daha derinlemesine öğrenebilmek merakıydı. Hazır araştırma yapıp yazıya dökmeye karar verdiğim için de çıkan işi niye paylaşmayayım diye düşündüm. Dolayısıyla, kaleme aldığım konuları meraklı bir araştırmacının gözünden okuyor olacaksınız. Umarım yazıya dökmüş olduğum bu çalışma sizlerde de daha fazla merak ve soru işaretleri uyandırır. Yorumlarınız bu yazının olası hatalarını düzeltmeme yardımcı olmakla kalmayacak etkileşimle gelişen bir yazı olmasını da sağlayacak. Metodolojimi özetlemem gerekirse öncelikle Türkçe ve yabancı kaynak taraması yaptım. Konuya dair kilit kavramları belirledim. Bu kavramlardan bir zihin haritası oluşturdum ve konu hakkında beş temel başlık altında referanslı bilgiler aktararak mümkün olan kısımları elimden geldiğince yorumlamaya çalıştım. Yazının kolay okunabilir kısalıkta ve netlikte olmasına özellikle dikkat etmeye çalıştım. Bu yüzden, diğer kaynakçada belirtmiş olduğum kaynaklardan aktardığım bilgileri tırnak içinde vermektense dolaylı aktararak yazıya döktüm.

1.Nedir?

Paris Anlaşması, 2015 yılında Fransa’nın Paris şehrinde 21.si düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS)  Taraflar Konferansı’nda (COP 21) kabul edilmiştir ve 4 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2020 yılında bitecek olan Kyoto Protokolü’nün ardılı niteliğinde 2020 yılı sonrası geçerli olacaktır. Anlaşmanın genel amacı küresel ortalama sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 2°C’nin altına; hatta mümkünse 1,5°C’ye çekilmesidir. Anlaşma maddelerinin hayata geçirilmesinde “ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler”  ilkesi benimsenmiştir. Bu ilke uyarınca ülkeler, azaltım, uyum, finans, teknoloji transferi ve kapasite inşası konularında kendi imkanları doğrultusunda küresel iklim eylem eylemlerine katkıda bulunacaklardır.

2. Niye Önemlidir?

Paris Anlaşması tarihte ilk kez tüm ulusları iklim değişikliğiyle mücadele etmede ortak bir amaç doğrultusunda bir araya getiren bağlayıcı bir anlaşma niteliği taşıyor. Dünya çapında farklı önceliklere sahip ülkelerin iklim krizinin etkilerine dair duyulan ortak endişe sonucu bir araya gelebilmesi bu anlaşmanın önemine dair başka bir bakış açısı sağlıyor. Diğer yandan, anlaşmanın diğer iki temel hedefi olan gelişmekte olan ülkelerin iklim kriziyle mücadele konusunda yetkinlik ve kapasitelerinin güçlendirilmesi ve sera gazı emisyonlarını en kısa sürede azaltmalarının sağlanmaya çalışılmasıyla dünya tarihinde önemli bir uluslararası işbirliği çabasının önünü açıyor. Sistemik bir sorunun çözümüne ilişkin “Tek evimiz var. O da Dünya.” farkındalığını uluslararası işbirliği ve dayanışma prensibinde sistemsel düzeyde geliştirmeyi amaçlıyor.

3. Paris Anlaşması ve Türkiye

Türkiye, Paris Anlaşması’nı 22 Nisan 2016 tarihinde 175 ülke temsilcisiyle birlikte gelişmekte olan bir ülke olduğunu vurgulayarak imzalamış, ancak henüz anlaşmaya Taraf olmamıştır. Türkiye iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden birinde yer almaktadır. Bununla birlikte, söz konusu bölgelerde hali hazırda tarım ve hayvancılıkta verim düşüklüğü, tarımsal ürünlerin fiyatlarında artış ve göçler gözlemlenmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalara göre Türkiye’nin yer aldığı bölgede ortalama sıcaklığın 2100 yılına kadar 5 °C kadar yükseleceği tahmin edilmektedir. 2019 Küresel İklim Riski Endeksi’ne göre 1997-2017 yılları arasındaki on yıllık periyotta Türkiye’de yaşanan iklim değişikliği kaynaklı felaketlerin yaklaşık 2 milyar dolar değerinde bir ekonomik kayıp oluşturduğu göz önünde bulundurulursa durumun gelecekteki vahameti ortadadır.

4. Paris Anlaşması Üzerine Yorumlar:

Jeffrey Sachs,  The Earth Institute Başkanı ve Columbia Üniversitesi Profesörü:

Diplomatlar görevlerini yerine getirdiler: Paris Anlaşması dünyayı doğru yönde, sofistike ve net bir şekilde yönlendiriyor. Bununla birlikte, politikacıların, iş insanlarının, bilim insanlarının, mühendislerin ve sivil toplumun sorumluluk alanında kalan uygulamayı garantilemediğini unutmamak gerekir.

Barbara Hendricks, Almanya Çevre Bakanı:

İlk defa dünyanın tüm ülkeleri bir araya gelerek  gezegeni kurtarma yolunda… Uzun süren savaşlar sonrasında bugün önemli bir anlaşmaya vardık. Bu tarihi bir dönüm noktasıdır.

Jim Yong Kim, Dünya Bankası Başkanı:

Güçlü bir heves, dikkate değer ortaklıklar, finans seferberliği ve ulusal iklim planlarının uygulanması için çağrıda bulunduk. Paris çağrımıza cevap verdi. Artık yapmamız gerekenler ortak sorumluluğumuz haline geldi.

Prakash Javadekar, Hindistan Çevre, Ormancılık ve İklim Değişikliği Bakanı:

Gezegendeki 7 milyar insanın hayatında yeni bir umut sayfası açtık. Gelecek nesillerden ödünç aldığımız bir gezegende yaşıyoruz. Bugün bu anlaşmayla gelecek nesillere, hep birlikte onlara daha iyi bir dünya vereceğimize dair güvence verdik.

Christine Lagarde, Avrupa Merkez Bankası Başkanı :

Artık hükümetler, özellikle vermiş oldukları azaltım taahhütlerinde etkili ilerleme gösterecek politikalar uygulayarak, sözlerini eyleme dökmelidir. Bu yüzden benim temel mesajım karbonu doğru fiyatlandırmak ve bunu şimdi yapmaktır.

5.Anahtar Kelimeler

Kaynaklar: 1 2 3 4 5 6

Yazar

Gözden Kaçırmayın

Dünya Bizi Taşıyamaz Durumda
Yeşil Binaları 6 Başlıkta İnceleme
2021’de Beklenen Sürdürülebilirlik Trendleri
Güne Mutlu Uyanmak

Bizi Takip Edin!