2021’de Beklenen Sürdürülebilirlik Trendleri

Sürdürülebilirlik | 178 Görüntülenme | 8 Dakika Okuma | 17 Şub 2021
Nüans Google Haberler Abone Ol

2020 yılı, özellikle pandemi süreci ve dünya çapındaki diğer olaylarla, hayatlarımızı yeniden biçimlendirdi. İnsanlar, salgının getirdiği sağlık sorunları, çeşitli sektörlerin yaşadığı ekonomik aksaklıklar ve belirginleşen eşitsizlikler gibi daha birçok sorunla karşı karşıya kaldı. Başlamasından ziyade bitişini kutladığımız bu yılda, her ne kadar büyük ölçüde zorlansak da sürdürülebilirlik açısından önemli gelişmeler de yaşandı. Daha az seyahat ile emisyonların azaltılmasından, tüketimde yereli destekleyici uygulamaların ön plana çıkmasına, modada gelişen kolektif hareketten beslenmeye kadar sürdürülebilirlik uygulamalarında göz ardı edilemeyecek çeşitli faydalı değişiklikler oldu ve gezegen kesinlikle takdir edildi. İşte bu gelişmeler ‘değişime ihtiyacımız’ var söyleminden ve harekete geçmemizin gerektiğine dair bir histen daha fazlasını doğurdu. 

Sürdürülebilirlik kavramı her şeyi kapsıyor ve hayatımızın her alanına dokunuyor. Hal böyle olunca, geride bıraktığımız yıl yaşanan zorlukların ve ilerlemenin bu yılda beklediğimiz trendlerin zeminini oluşturacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. 

2021’de dikkat çekecek önemli sürdürülebilirlik trendleri:

1) Evden Çalışmak

Böyle bir listenin en başına gelmesi gereken konu elbette ‘Evden Çalışmak’ olmalıydı. Nitekim buna bağlı kalarak başlarsak; Covid-19 Pandemisinin yan ürünlerinden biri de çalışma ve eğitim hayatımıza evden devam etmek oldu. Bazı sektörler bu sürece hızla adapte olsa bile birçok işletme büyük sıkıntılar çekti ve çekmeye devam ediyor. İnsanların, işlerinin tamamını ya da bir kısmını evden yürütmesi, zamandan tasarruf gibi önemli bir ilerlemenin yanı sıra çevreye de büyük katkı sağladı. Daha az taşıt kullanımı ve bu sayede azalan emisyonlar kısa sürede fark edildi. Karbon ayak izinde azalmayla çevreye sağlanan fayda öne çıktı. Global Workplace Analytics Başkanı Kate Lister’e göre,  “Karbon ayak izinizi azaltmanın, şehir içi seyahatini azaltmaktan daha kolay, daha hızlı ve daha ucuz bir yolu yoktur.”

Evden çalışma eğiliminin ilerleyen yıllarda çeşitli sektörlerde ve işletmelerde artarak devam etmesini bekleyebiliriz. 

2) Temiz Moda ve Güzellik Hareketi

Giderek bilinçlenen tüketici profili, sürdürülebilirliği ve etik değerleri gözeten markalara yönelimi arttırmıştır. Böylelikle moda ve güzellik endüstrisi de daha etik ve sürdürülebilir olma baskısıyla karşı karşıya kalmıştır. Moda sektörü, temiz moda kavramını benimseyerek nispeten daha hızlı gelişim göstermiş ve bu dikeyde ürünler çıkartan markaların sayısı gün geçtikçe artmıştır.  

Güzellik sektöründe ‘temizlik’ kavramı biraz zor açıklansada, doğal, organik ve vegan ürünlere doğru geçişlerin hızlandığını ve insanların bilinçli, sorgulayıcı yaklaştığını görmekteyiz. Buna en güzel örneklerden biri, L’Oréal gibi sektörün önemli bir markasının, ‘Gelecek İçin’  planını yayınlamasıyla faaliyetlerini gezegenin sınırlarına saygı duyacak şekilde dönüştüreceklerini açıklaması oldu. Güzellik sektörü için atılan bu büyük hamle, nihayet diğer büyük şirketlerin de sürdürülebilirliği, politikalarının merkezi bir parçası haline getirmeye başlatan tetikleyici bir unsur haline geldi.

3) Z Kuşağı ile Yükselen Ses

Teknolojinin içine doğmanın getirdiği yetkinlikler ve internet erişebilirliği sayesinde Z kuşağı kadar  ses getiren bir nesil olmamıştı. İyileşmeye ihtiyaç duyan bir gezegeni miras alacak olan genç nesiller, iklim krizinin farkında ve bireyler olarak üzerlerine düşen sorumluluğunun yükünü hissederek, sürdürülebilirlik ve çevre sorunları konusunda daha fazla ses çıkartıyor. Genç tüketiciler, alışveriş alışkanlıklarının değerleri ile örtüşmesine önem veriyor. Böylelikle sosyal ve çevresel nedenlerle ciddi şekilde ilgileniyor. 

Araştırmalara göre, 140 milyar dolardan fazla satın alma gücüne sahip olan Z kuşağı, satın alma değerleri ve bunlara göre hareket etme arzuları ile en hızlı büyüyen tüketici segmentini oluşturmakta ve şirketlerin ölçeklerini çevresel iyileşme, insan haklarını gözetme, eşitlik, kapsayıclık, dürüstlük ve şeffaflık için kullanmalarını istemekte.

Z Kuşağının bu kadar fazla satın alma gücüne sahip olması ve bu değerin giderek artacağı bir gerçek. Bu durum şirketlerin ve kurumların, değer odaklı hareket eden bu nesli kazanmak zorunda olmaları, bunu da  sürdürülebilirliğe ve çevreye ciddi bir şekilde önemsedikleri taktirde başarabileceklerini göstermektedir. 

Böylelikle genç neslin tüketici aktivizmi ile iş dünyasını değiştireceği açıktır.

4) Plastiksiz Yaşam Hareketi

Plastik içeren ürünleri ortadan kaldırma kampanyaları ve çevre dostu alternatiflerini üretme fikri son birkaç yılda büyük sükse yarattı. Yaygınlaşan plastik karşıtı trendler, tek kullanımlık plastik ambalajlardan ziyade geri dönüştürülebilir çevre dostu ürünlerin daha fazla kullanılması için bir baskı yaratıyor. Birçok dev markanın bu konuda harekete geçmesi, bazı hükümetlerin tek kullanımlık plastik ürünleri yasaklaması ile  artan bilinçli eylemler, plastiksiz, yeniden kullanılabilir seçeneklerin daha fazla kabul göreceğini gözler önüne seriyor.

5) Protein Anlayışı Yeniden Tasarlanıyor

Yaygın olarak protein etle bağdaştırılsada tüketicilerin bitkilerden gelen proteini giderek daha fazla benimsemesi ile birlikte protein algısı yeniden şekilleniyor. 

2021 başlarında  ünlü fast food zinciri McDonald’s, McPlant isimli bitki bazlı bir menü seçeneğini başlatacağını duyurmuştu. Bitki bazlı protein kaynaklı menüleri hayatımıza sokan ilk marka McDonald’s olmasada, dünyanın en popüler fast food zinciri olarak bu endüstriyi etkileyecek benzersiz bir güce sahip. Diğer bir örnekte de, dünyanın en büyük gıda şirketlerinden biri olan Tyson, bitki bazlı markalarını geliştirmiş ve “Gelecekte, yükseltilmiş ve köklendirilmiş ürünler hiçbir hayvansal ürün içermeyecek.” açıklamasında bulunmuştur. 

Bitki bazlı protein kaynakları sürdürülebilirlik ve çevre için olumlu yönde büyük adımlar oluşturuyor. Ve bu gidişata bakılırsa birçok markanın bu yönde ilerleyişi gıda sektöründe de büyük gelişmelerin önünü açarak gelecek için iyi bir yol haritası sunuyor.

6) Sürdürülebilir Finans Yaygınlaşıyor

ESG yatırımları basitçe ifade etmek gerekirse, çevresel, sosyal ve yönetişim faktörlerinin temel yatırım sürecine entegrasyonu anlamına gelir. Başka bir deyişle, hem bugüne hem de uzun vadede gelecek için ekonomik verimliliğe, refah düzeyine, ekolojik sistemlerin korunmasına ve iyileştirilmesine, kültürel çeşitliliğe ve sosyal refahın artırılmasına katkıda bulunan bir yatırım biçimidir. Aynı zamanda sürdürülebilir finans AB’nin iklim ve sürdürülebilirlik hedeflerine ilişkin uluslararası taahhütlerini gerçekleştirmek için gerekli sermayeyi harekete geçirmede önemli bir role sahiptir.  

Pandemi sürecinin de yadsınamaz etkisi ile her şeyin değerini sorgulayan, iklim değişikliğinin bilincinde ve acil çözümü savunan birey sayısı artıyor. Yatırım kararlarına çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerini entegre eden şirketler, kurumlar giderek daha popüler hale geliyor ve önümüzdeki yıllarda büyük ölçüde artış gösterecek şekilde konumlandırılıyor.

7) Sürdürülebilirlik Şirketlerin Odağında

Sürdürülebilirlik, tüm sektörler ve tüm şirketler için çok önemli bir noktada, şeffaflık yaygınlaştıkça ve kurumsal sorumluluk beklentileri arttıkça şirketler, sürdürülebilirlik konusunda hareket etme aciliyetinin farkına varıyor. Müşterilerin baskısı sonucu uzun süredir şirketler tarafından sürdürülebilirliğe doğru büyüyen bir adım var. Görünüşe göre baskı artık kritik bir kitleye ulaştı. Yöneticilerin% 62’si, bugün şirketlerin, çevresel, sosyal ve ekonomik alanda nasıl çalıştığını dikkate alan uzun vadeli yatırımlarının ve sürdürülebilirliğe yönelik stratejilerinin rekabet için gerekli olduğunu düşünüyor.

Yükselen bu trendle, 2021’de, güzellikten ulaşıma, beslenmeden teknolojiye kadar daha fazla şirketin sürdürülebilirliği marka kimliğinin temel bir parçası haline getireceğini görmeyi bekleyebiliriz. 

Kaynaklar: 1 2 3 4

Gözden Kaçırmayın

Dostoyevski’ye Yeraltından Bi’ Bakış
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Hızlandırmak: Değişim Dilde Başlar!
Dünya Edebiyatında İz Bırakan 7 Başarılı Kadın
Cittaslow: Sakin Şehir Felsefesi